Yeni Bir İş

Ne çabuk geçmiş kocaman Nisan ayı ! Birinci görüşme, ikinci görüşme, referans kontrolü, bekleme, bekleme, bekleme… derken geldi teklif, verdim istifayı. Yenilik iyidir. Yerinde saydığını, hatta aşağı çekildiğini hissediyorsan, oda yetmiyor açık açık görüyorsan yenilik şarttır. İkinci değil ilk evimden ayrılıktı bu ama ne yalan söyleyeyim pek iyi oldu. Okumaya devam et

Huzur, Sessizlik ve Sığınak : Kandilli

İstanbul da turisy olmayı seviyorum galiba. Ama en çok eski İstanbul’u yansıtan sokakları, huzur veren sessiz , kalabalıktan uzak yerleri seviyorum. Bu şehirde insan yalnız kalamaz, huzur bulamaz sanmıştım. Ama benim İstanbul’daki sığınağım oldu Kandilli. Şimdi benimle gezmeye ne dersiniz ? Fotoğrafçılıkta asla iddialı değilim ama aşağıdaki resimlerle de anlatmak isterim Kandilli’yi. Keyifli geziler ☺️ Okumaya devam et

Ve … Perde !

Sinemaya gitmeyi elbette severim ama Tiyatro’nun  bende başka bir yeri vardır. Sahnedekilerle göz göz gelme anı, seslerinin, nefeslerinin gerçekliği, o büyük coşku ve alkışlar… Size enteresan gelebilir ama benim o alkışlar sırasında hep gözlerim dolar. Sanırım tiyatroyu gerçekten çok seviyor ve fazlasıyla içselleştiriyorum 🙂 Okumaya devam et

Neden geldim İstanbul’a!

İstanbul da yasamak üzerine uzun zamandır yazmak istiyordum aslında. Küçük bir ilçe de büyümüş ve Ankara da okumuş biri olarak İstanbul hakkında çoğunluktan farklı düşünelerim var. Şimdi bu yazıyı okurken bir yandan da Ezginin Günlüğü’nden İstanbul şarkısını dinleyin, beni daha iyi anlayacaksınız. Şarkıyı açtıysanız, bu uzun yazı sizi bekliyor.
Okumaya devam et