Tanısanız Cok Severdiniz

Bir  insanı büyüten, eğiten, karakterini olusturan ne varsa cocuklugundan geliyor. Yasadıgımız sehir, büyüdügümüz aile geleceğimizi yansıtıyor. Eğer sevgi dolu huzurlu bir ailede büyüdüyseniz eminim ki ömrünüzün kalan kısmının çoğu yine sevgi ve huzurla geçiyor. Elbette bir çocuğu en çok etkileyen anne ve babadır ama bence birde bir çocuğun anılarında taht kurmuş en güzel hikayelerin kahramanı DEDE’dir.

396524_2763510959634_352343545_n
1991 Dedem & Ben

Nasıl güzel bir kelime diymi “DEDE”. Dilerim benim çocuklarımda en az benim kadar şanslı olur ve “dede”nin aslında “baba” demekte olduğunu hisseder. Benim canım dedeciğim 8 Ocak 2009 da ayrıldı aramızdan. Hastaydı, çok acı çekti, çok yoruldu. Ama bu gidişine üzülmemize engel olmadı hiç. Allah başka bir acı yaşatmasın bana, kimseyi acıyla sınamasın. Ama o geceyi ömrüm boyunca unutamam. O karnımdan sırtıma vuran acıyı. Hayatın sessizleştiği, hislerimi kaybettiğim, güçlü olmaktan hiç korkmadığım uzun bir zamanın kapısını  açan geceyi…

Nasıl özlüyorum…  Küçükken babamla bile parka gitmek istemezdim. Çünkü dedem bana daha çok çakıl taşı topluyordu denize atmam için. İstediğim kadar sallanabiliyordum sıkılmıyordu. Ananem dondurmanın yarısını yedirmediği için eve gitmeden önce gizli gizli alıyordu bana dondurma. Yolda, çarşıda karşılaşırdık bazen. Koluna girer yürürdüm. İki saat sonra fark ederdi benim canım. Dalgın mıydı ? Gözlerimi bozuktu ? Emin değilim 🙂 Sigara yasaktı. Ama ben onu hep sahilin kuytularında sigara içerken yakalardım. Hemen karanfilini atardı ağzına. Ananeme söylemeyelim diye anlaşırdık. Ananemle kavga ederdi, bize kaçardı, sinirlenince dişlerini sıkar kendi başına vururdu iki eliyle, sonra paltosunu bile çıkarmadan yine giderdi eve tıpış tıpış. Hep kumaş pantolon, gömlek giyerdi. Pantolonda iki çizgi oldu mu yine ütületirdi anneme. Ceketleri vardı, yelekleri vardı. Hep kasket takar, atkısız çıkmazdı (şimdi ben takıyorum atkılarını). Saati mutlaka olurdu kolunda. Her zaman bacak bacak üstüne atarak otururdu. Cebince küçük bir saç tarağı vardı, saçını tararken birde eliyle geçerdi üstünden. Biz onlara gittiğimizde dünyalar onun olurdu, içeri girince alkış yapardı, gitmek istediğimizde burasıda ev derdi, kızardı. Köyde büyümüştü ama yer sofrasında yemek yiyemezdi, çok kibardı, çok temizdi, yemekte tabağının yanında ona özel bir el bezi olurdu hep. En çok domates çorbasını severdi. Koltukta uzanınca hemen yastık koyardı başımın altına. En çok torunlarını severdi. Torunumm diye seslenirdi.Bize kızınca “eşşoğuleşşek” derdi. Annem bize onun yanında kızamazdı hiç 🙂 Çok duygusaldı, hemen ağlardı, üzülsün sinirlensin karnı ağrırdı benim canımın. Ömer’di adı. Pamuktu. Melek gibiydi, melek oldu. Ben onu gözyaşlarımdan ıslanmış yüzümde kocaman bir gülümseme ile hatırlıyorum hep. Çok mutlu bir 18 yıl yaşadık birlikte, iyi ki onu tanıyabildim. Eminim sizde tanısanız çok severdiniz.

Dedem

“Ah benim bir tanem her yıl olduğu gibi yine karaydı bugun. Sen gittiğinden beri her gün çok özlüyorum. Rüyamda görüyorum bazen. Sarılıp öpüyorum. Kokun geliyor burnuma. O kadar çok an var ki “ah dedem görse şimdi ne sevinirdi, o da olsa ne güzel olurdu” dediğim. 

Nurlar içinde yat… Seni Çok Seviyorum.”

Sevdiklerimizin kıymetini bildiğimiz bir ömür diliyorum.

Büşra

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s